OpenAI'nin Satın Almaları: Varoluşsal Krizlere Çare mi, Palyatif mi?

OpenAI'nin Satın Almaları: Varoluşsal Krizlere Çare mi, Palyatif mi?

Bakın, OpenAI denince aklıma hep şu geliyor: Bir yandan herkes onlardan bahsediyor, diğer yandan - dur, bu klişeyi kullanmayacaktım. Yeniden.

OpenAI denince aklıma hep şu geliyor: Herkes ChatGPT'den dem vuruyor. Peki arkada neler dönüyor, kimse pek konuşmuyor.

TechCrunch'ın Equity podcast'inde tartışılan konu tam da bu. OpenAI son dönemde birkaç satın alma gerçekleştirmiş. Normal şartlarda "tamam, büyüyorlar işte" dersin, geçersin. Gel gör ki program sunucuları işin İçine "varoluşsal sorunlar" kavramını sokmuşlar. İki tane de.

Varoluşsal derken abartmıyorlar bu arada. Sektörde 10 yıldır takılıyorum - bir şirket için varoluşsal sorun demek, temelde "bunları çözemezsen batarsın" demek.

Peki Nedir Bu Varoluşsal Sorunlar?

İşte burada iş değişiyor. Kaynak materyalde spesifik detaylar yok ama - sektörü takip edenler bilir - OpenAI'nin birkaç ciddi baş ağrısı var:

  • Veri meselesi (model eğitimi için kaliteli veri bulmak giderek zorlaşıyor)
  • Compute maliyetleri (GPU fiyatları cep yakıyor)
  • Rekabet (Google, Anthropic, Meta nefes nefese arkalarında)
  • Monetizasyon (ChatGPT Plus yeterli mi, değil mi?)
  • Regülasyon baskısı (özellikle Avrupa tarafında)

Bunlardan hangisi o "iki büyük" sorunun içinde, onu bilemiyorum. Ama deneyimlerime dayanarak tahmin yürütebilirim.

Satın Almalarla Sorun Çözmek: Klasik Silikon Vadisi Taktiği

Burası önemli - şirketler genelde iki sebepten satın alma yapar:

Birincisi: Yetenekleri almak (acqui-hire denir buna). Yani aslında şirketi değil, o şirketteki mühendisleri istiyorsundur. Ürünü kapatırsın, ekibi kendi projena alırsın. Bitti.

İkincisi: Gerçekten ihtiyacın olan bir teknolojiyi almak. Mesela Google Maps'i düşün - Google bunu satın aldı, çünkü sıfırdan yapmaktansa hazırını almak daha mantıklıydı.

OpenAI'nin hangi kategoride olduğunu bilmiyoruz (TechCrunch detay vermemiş). Ama elimizdeki bilgilerle bir şeyler çıkarabiliriz.

Bence Asıl Mesele Nerede?

Aslına bakarsan, OpenAI'nin en büyük sorunu şu: Hızlı büyüdüler. Çok hızlı.

ChatGPT çıktığında - hatırlarsınız - dünya çılgına döndü. 5 günde 1 milyon kullanıcı. İki ayda 100 milyon. Tarihin en hızlı büyüyen uygulaması.

Peki bu kadar hızlı büyüyünce ne oluyor? Altyapın hazır değil. Ekibin yetersiz. Maliyetler patlamış. Planların altüst olmuş.

Başta bir araştırma kuruluşuymuşsun. Sonra baktın ki milyonlarca kullanıcın var. Senin OpenAI değil, "Open" AI olman gerekiyor ama şirket kapanmadan kazanç modeli bulman lazım. Tası tarağı toplayıp Microsoft'la anlaşıyorsun. Sonra GPT-4 çıkıyor, maliyetler daha da artıyor. Rakipler peşinde. Regülatörler kapıda.

Yani varoluşsal sorunlar derken abartmıyorlar gerçekten.

Satın Almalar Çözüm mü, Erteleme mi?

Iste tam burada kritik soru geliyor: Bu satın almalar gerçekten çözüm mü, yoksa sadece yangına su mu taşıyorsun?

Bak şöyle düşün. Diyelim ki veri probleminiz var (ki büyük ihtimalle var). Gidip bir veri şirketi satın alıyorsun. Tamam, kısa vadede rahatlarsın. Ama uzun vadede? Model eğitimi için ihtiyacın olan veri miktarı katlanarak artıyor. Bir satın alma bunu ne kadar çözer?

Ya da compute maliyetleri düşünelim. Bir bulut altyapı şirketi alsanız bile - NVIDIA'nın GPU fiyatlarını düşüremezsiniz. O farklı bir mesele.

Yani satın almalar iyi güzel de - temeldeki ekonomik gerçekliği değiştiremiyorlar.

Sektörün Gözüyle Bakarsak

TechCrunch'ın bunu "Equity" programında tartışması tesadüf değil bu arada. Equity - yani özsermaye, hisse değeri - OpenAI için can alıcı bir konu.

Şirketin değerlemesi 80-90 milyar dolar civarında (son turdan). Bu değerlemeyi koruman için sürekli büyümen lazım. Sadece kullanıcı sayısında değil, gelirde de.

Ama gel gör ki - yapay zeka modelleri çalıştırmak çok pahalı. ChatGPT'nin her sorgusu OpenAI'ye birkaç sent maliyete mal oluyor. Aylık 20 dolar alan Plus aboneliğiniz bile bazı kullanıcılar için zarar ediyor.

Yani paradoks şu: Ne kadar başarılı olursan, o kadar çok kullanıcın oluyor. Ne kadar çok kullanıcın olursa, o kadar çok para harcıyorsun. Bir noktada bu döngüyü kırman gerekiyor.

Satın almalar bu döngüyü kırabilir mi? İşte soru bu.

Ya Tam Tersi Olursa?

Bir de şöyle bakabiliriz - belki de bu satın almalar savunma hamlesi.

Google Gemini'yi piyasaya sürdü. Anthropic Claude ile ses getiriyor. Meta kendi LLM'ini bedavaya veriyor (ki bu apayrı bir baş ağrısı). Elon Musk Grok ile geldi.

Bu ortamda OpenAI sadece ChatGPT ile yetinebilir mi? Hayır.

Yeni yetenekler edinmen, yeni pazarlara girmek, yeni gelir modelleri denemek zorundasın. Satın almalar bunun için mantıklı bir araç.

Ama yine de - varoluşsal sorunlara çözüm olup olmadığı tartışılır.

Sonuç mü Deriz, Devam mı?

Acikcasi ben şunu düşünüyorum: OpenAI'nin satın almaları akıllıca. Ama varoluşsal sorunları çözmek için satın almalar yeterli değil.

Temelde iki şeyi çözmen gerekiyor:

1. Ekonomik model: Bu işi nasıl karlı hale getireceğin. GPU maliyetleri düşmeyecek. Kullanıcı talepleri artacak. Bir yerde kazanç modelin sürdürülebilir olmalı.

2. Teknolojik avantaj: Rakipler seni yakalıyor. GPT-4 çıktığında herkesi geride bırakmıştın. Şimdi? Claude 3, Gemini 1.5 - fark kapanıyor. Sürekli önde kalman lazım.

Bu iki sorunu satın almalarla çözebilir misin? Kısmen evet. Tamamen hayır.

Gel gör ki başka seçeneğin de yok. Durup bekleyemezsin çünkü. Pazar çok hızlı hareket ediyor.

Yani OpenAI şu anda koşu bandındaki adam gibi - durmak istesen bile duramazsın. Satın almalar belki hızını artırıyor, belki yönünü değiştiriyor. Ama bandı durduramıyor.

TechCrunch'ın sorduğu soru bu yüzden çok önemli. Çünkü cevap sadece OpenAI'yi değil - tüm yapay zeka endüstrisini etkiliyor.

Bakalım ne olacak. Ben takipte kalacağım - siz de kalın.


Kaynak: TechCrunch AI

Burak Demir

Burak Demir

Startup ekosistemi ve girişimcilik editörü. Y Combinator, Techstars ve Türkiye startup sahnesini yakından takip ediyor.